Tembel Blogcu

Yeteri kadar nedeniniz varsa, her seyi yapabilirsiniz. (Jim Rohn)



Showing posts with label Guncel. Show all posts
Showing posts with label Guncel. Show all posts

Tuesday, March 2, 2010

Film Basliklari


Ispanyol/Latin Amerika sinemasinin en sevdigim tarafi film basliklarini anlayabilmem. Cok sig bir yaklasim gibi gelebilir ve belkide oyle ama dikkatimi ceken ilk sey bu olmustu kutuphanede film secmeye calisirken.

Mesela Amerikalilar daha sofistike ve gunluk hayatda cokda kullanilmayan film basliklarini tercih ederlerken, (zira hala “bu ne ya?” dedigim film isimleriyle karsilasmaya devam ediyorum) Ispanyol sinemasi !Hola! demeyi ogrendigim gunden itibaren benim bile anlayabilecegim film basliklari kullaniyor yapimlarinda.

Tuesday, February 23, 2010

Kutuphanede Ezan Sesi

Yazayim yazayim diyorum ama maglum is, guc yazmaya vakit bulamiyorum.(Yalan bu aralar vakitden bol ne var) Iste insan bahane uydurmak isteyince buluyor illa birseyler.Ya da kabul etmek lazim tembellik ruhumda var. Neyse esas yazmak istedigim mevzuya geleyim.

Tuesday, February 2, 2010

Atasi Olmadigimiz Bir Irlandalilar Kalmisti

Gecen haftalarda İrlandalılar'ın ataları Türk mü basligini okuyup daha yaziyi okumadan-Bir Irlandalilar kalmisti bizim tohumdan gelmeyen, onlarda megersem Turkmus dedim. Baska ne diyeyim; Memlekete hayirli ugurlu olsun!

Genelde Turk gazetelerinde cikan her habere inanmayip refere edilen kaynaga gitmek gibi bir psikopatligim var. Neyse harbi bizimkiler atmamis bu haberi, cok sevgili Ingilizler hakketen usenmeyip boyle(sacma)bir arastirma yapmislar. Gene Ingilizlerin yaptigi baska cok degerli bir arastirma ise soyle; Efendim ordekler yagmurlu havalardan hoslaniyorlarmis. Arabin parasi, Ingilizinde zamani cok olsa gerek.

Thursday, January 21, 2010

Tenis ve Turkler

Gene yaptik yapacagimizi. Gosterdik dunyaya Turk’un gucunu. Peki hep siddet ve guc gosterisi mi olmali kendimizi ifade seklimiz? Baska yollar oldugunun farkinda degil miyiz yoksa? Neden her spor dalinin kuralinin, taraftarinin ve destekleme seklinin farkli olabilecegini aklimiza gelmiyor? Evlerimizde sevgimizi ve destegimizi mesaleler yakarak mi gosteriyoruz birbirimize?
Cok soru sorarak baslanan bir yazi oldugunun farkindayim. Fakat Avustralya Acik Tenis Turnuvasi’nda Turk teniscimiz Marsel Ilhan’in maci esnasinda yasanan olaylar bir cirpida siralamama neden oldu bu sorulari. Cok da gurur duymadigimiz bu olaylara bir kere daha agzimiz acik bakakaldik. Peki neden boyle oluyor? Kendimizi gelistirmek icin ayak dirememiz olabilir mi sizce ? Yapabilecegimizin en iyisinin bu olduguna inanmiyorum. Hele de bir milletin kendini uluslararasi arenada tanitmasinin en kolay yolu spor iken. Bundan 10 sene once zorlukla telafuz edilen Fenerbahce, Galatasaray ve Besiktas isimleri gunumuzde birakin akicilik kazanmayi ciddi ciddi kendi yabanci uyruklu taraftarini olusturmus durumda Avrupa’da. En buyuk taraftar ise tartismasiz Besiktas’da. Oynadiklari futbolun “harikaligi” mi yoksa iyi bir marketing stratejisi takip etmelerinden mi kaynaklaniyor bu basari? Bence hayir! Takim oyuncularinin ve Besiktas taraftarinin hicbir zaman bozulmayan efendi cizgisi neden oluyor bu sevgiye. Durum boyle iken belki de golfden sonra en sakin seyirci kitlesine sahip tenisde mac esnasinda disari atilan 35 Turk genci ve acilen degistirilen yayin akisi acitiyor insanin canini.Dedim ya bravo, mutluyuz, gururluyuz!
Irlanda’da yasanan futbol maclarindan kucuk bir alinti yapmak istiyorum yazimi bitirmeden once. Sagli sollu karman corman oturulan futbol karsilasmalarinda hangi takim gol atarsa onun taraftari hakli sevincini gosteriyor yaninda oturanin takimini onemseden. Onunde oturan kiz karsi takimi tutuyor diye oldurmeye calismiyorsun mesela, ya da arkandaki erkek seni linc etmeye calismiyor takimi gol yedi diye sen sevinc cigliklari atarken. Yanindaki senin takimi yuhaliyor kimin umru! Devre arasi cikip bir birani icip sosislini yedikten sonra donuyorsun gerisin geriye macin devamini izlemek icin. Ayni sekilde devam eden ikinci yaridan sonra sevinc gosterileri arasinda ezilme korkusu yasamadan stadin merdivenlerinden inerek kosedeki pubin yolunu tutuyorsun. Bu Irlanda’da aynen boyle oluyor. Gordum defalarca. Peki neden bizde boyle olamiyor? Bence yanlis yorumladi bizimkiler Su Cilgin Turkleri!

Monday, January 18, 2010

Porque Estoy Loca

No se, No se! Aslinda (se) lerin uzeri aksanli olmaliydi ama elimdeki klavye birak ispanyolca karakterlere sahip olmayi, turkce oldugunu iddia eden aslinda bayaga bayaga bildigin ingilizce klavye. Efenim eger tuslara ilmi sekilde basarsak turkce karakterlerde cikabilirmis. Son bir bucuk senedir basiyorum bisi cikmadi valla.
Neyse, konu aslinda bilmiyorum bilmiyorum diye basliyodu. Ispanyolca ogrenebilecek miyim bilmiyorum? Ogrensem ne isime yarayacak onu da bilmiyorum. Ogrenmesem ayip olacak biliyorum!
Kursta en cok sorulan soru; Neden ispanyolca ogrenmek istiyosun?
Olasi cevaplar soole;
a) Ispanyada is bulmak icin.
(Ispanyadaki ekonomiden haberleri yok galiba)
b)Ispanyol sevgili yapmak icin
(Evliyim valla gecti benden)
c) Yemekleri guzel
(Tamamda o yemekleri yemek icin para kazanmak gerekiyor. No trabajo! No comida!)
d)Porque estoy loca (Manyagimda ondan)
Dogru cevabi bulmak o kadarda zor degil galiba ha!?